Fuero

- Ortaçağ’daki kentsoylu ve köylü hareketleri, siyasal ve toplumsal düzeni değiştirmeyi değil, tam tersini amaçlıyordu: Ya kötü bir yönetimi düzeltmeyi hedefliyorlardı ya da kurulu düzen çerçevesinde bir takım özel ayrıcalıklar edinme derdindeydiler; bu demek oluyor ki düzeni genelde iyi ve değişmez sayıyorlardı. XII-XIV. yüzyıllardaki belediyelerin ve komünlerin politikasını modern demokrasilerle aynı kefeye koymak kolay iş değildir. Bugünkü demokrasilerin o belediyelerle komünlerin oluşturdukları hukuk tekniğinden hayli yararlanmış oldukları kesin; ama onlarla bu yenilerin yeri apayrıdır. 

İspanya’da kent anayasalarının fuero* diye adlandırılmaları boşuna değildir. Yapılmak istenen şey tam olarak kurulu düzeni yeni gereksinimlerle, yeni isteklere göre biçimlendirmek, hukuk ideasını yaşama uydurmaktı. Fuero bir ayrıcalıktı, geleneksel güçler dizgesinde yeni güç kaynağı için açılan yasal bir boşluktu. Sonuçta öyle bir durum ortaya çıktı ki, yeni güç, sistemi değiştirecek yerde, onun yapısı içinde kalarak özümsendi. 

* Bir kişiye ya da kente tanınan ayrıcalık ya da muafiyet.

İbnü’l Heysem, ışığın düz bir çizgi halinde hareket ettiğini, parlak nesnelerden yansıyan ışık hüzmelerinin küçük delikten geçerken dağılmayarak deliğe paralel düz beyaz yüzey üzerinde baş aşağı bir görüntü oluşturduğunu açıkladı ve delik ne kadar küçük olursa, oluşan görüntünün de o kadar net olacağını belirledi.
Bu deneylerin sonucunda, deiğe gelen Güneş ışığının delikle buluşma noktasında konik bir şekil oluşturduğu; karanlık odanın karşı duvarı üzerinde de ilk koninin tam tersi biçimde ikinci bir koni meydana getirdiği idi.
Bu keşifler, sonraki aşamalarda Karanlık Oda’nın icadıyla neticelenecek ve İbnü’l Heysem tarihte ilk bilnen kamera olan karanlık oda ya da lenssiz kamerayı yapan kişi olacaktı. İbnü’l Heysem’in deneylerinde sıkça kullandığı Beytü’l Muzlim terimi, Latinceye karanlık, özel veya kapalı oda anlamına gelen Camera Obscura biçiminde çevrilmişti. Kamara kelimesi arapçada hala karanık anlamına gelmektedir.
.

İbnü’l Heysem, ışığın düz bir çizgi halinde hareket ettiğini, parlak nesnelerden yansıyan ışık hüzmelerinin küçük delikten geçerken dağılmayarak deliğe paralel düz beyaz yüzey üzerinde baş aşağı bir görüntü oluşturduğunu açıkladı ve delik ne kadar küçük olursa, oluşan görüntünün de o kadar net olacağını belirledi.

Bu deneylerin sonucunda, deiğe gelen Güneş ışığının delikle buluşma noktasında konik bir şekil oluşturduğu; karanlık odanın karşı duvarı üzerinde de ilk koninin tam tersi biçimde ikinci bir koni meydana getirdiği idi.

Bu keşifler, sonraki aşamalarda Karanlık Oda’nın icadıyla neticelenecek ve İbnü’l Heysem tarihte ilk bilnen kamera olan karanlık oda ya da lenssiz kamerayı yapan kişi olacaktı.
İbnü’l Heysem’in deneylerinde sıkça kullandığı Beytü’l Muzlim terimi, Latinceye karanlık, özel veya kapalı oda anlamına gelen Camera Obscura biçiminde çevrilmişti. Kamara kelimesi arapçada hala karanık anlamına gelmektedir.

.

Der Mann ohne Eigenschaften

Robert Musil’in büyük girişimi ana figürüne “hayattan izin aldıran” anlatısal bir buluşla açılmaz sadece. Temaşacı bir varoluştan ziyade bir tereddüt sistemi söz konusudur burada, zira niteliksiz adam bütün mümkün niteliklerle, bir nitelik fazlalığıyla çıkar karşımıza, niteliksiz adam adamsız niteliktir daha çok, bütün imkanlara eşit mesafeyle yaklaşan ve böylece onları gerçekleştirmenin sınırında tıkanan bir figürdür niteliksiz adam. “Belli bir uğraş, sarih bir irade ve belli bir yönü gösteren saik sahibi olmak” karşısında gösterdiği dirençle, hem bir şey yapmanın hem de sürüncemede bırakmanın aynı ölçüde zorlaştığı, kararlı bir hayatın ne onaylandığı ne de yadsındığı bir eşiğin yanı başındadır. Böylece bir zamanlar asker, mühendis ve matematikçi olan niteliksiz adam - öne sürüldüğü üzere- aynı anda aciz ve hacı, maceracı ve suçlu, yazar veya sadece sükut-u hayale uğramış birisi olmak hasebiyle dünyayla özel bir bağlantı kurmaktadır. Musil’in Ulrich’i  her şeydir, ya her şeyi bir arada yapmakta ya da hiçbir şey yapmamaktadır, bir tercihle karşı karşıyadır, dolaysıyla bu tercihlerin eşiğindeki kararsızlık ve belirsizlik haline demir atmıştır. Bu tıkanma da, belirlenme ve belirlenebilirlik ilişkisinin, bununla birlikte  de estetik bir varoluş formatının tezahür ettiği bir tereddüt anlamına gelir: “kendinden bir şey yapmak konusunda tereddütlüdür”; “bütün ruhuyla bir şey yapmak isteyen bir adamın bu şekilde bir şey yapmak mı yoksa onu sürüncemede bırakmak mı isteyeceğini bilmediğini” hissetmektedir. En nihayet bir miktar zorlanmayla hipotetik bir hayatın ve “sürekli yaratım eyleminde” askıda kalan birisinin rahatsız konumuna girer.

From Moses to Moses there was no other Moses (*)



Musa ibn Meymun (Mōšệ ben Mạymôn, Maimonides) hakkında önceden tek bildiğim şey şu(*) cümlede bahsedilen diğer Musa ve din felsefesi çalışmış en önemli yahudi bilim adamlarından olduğu, “Yahudiliğin Amentüsü” denen on üç öğretisiydi. Sonradan hayatı, sağlıklı yaşam üzerine yazdığı eseri(**), Makale fi Sinaati’l Mantık (Mantık Terminolojisi Üzerine İnceleme) kitabı, islam kelâm geleneğindeki varlık anlayışına karşı yazdığı reddiye, tanrı kavramı üzerine olan düşüncelerinde takip ettiği selbî teoloji, tanrının varlığı ve cismi olup olmadığına dair yorumları, vahiy hakkındaki görüşleri, Aristo Felsefesi ve musevîlik ahengine dair yazdığı metinler olmuştu.


Üzerinde merakla okumalar yapmıştım yakın tarihlerde fakat Kurtuba(Córdoba)’da Roma Köprüsü’nün ucundaki Calahorra Müzesi’nde sesli rehber cihazında duyduklarımdan, rastladığım hakkında başkaları tarafından yazılmış İbranice, Latince, İspanyolca ve Arapça el yazılarından, Sinagog’a yürürken dar bir sokakta heykeliyle karşılaşmaktan ve Sefarad Evi’ne ziyaret sırasında sorulan soruları ilgiyle dinleyip özenle cevap veren görevlilerden sonra çok daha fazla merak etmeye başladım.


Çalan güzel müziği dinleyerek dolaşılabilen Sefarad Evi’nde İbn Meymun’un odası, yazdıklarından örnekler ve Endülüs’te görmeye alıştığım mükemmel avlu(patio)lardan vardı (Bir ev yaptıracak olsam Endülüs’teki evlerdeki gibi olmasını isterdim). Avluya açılan odalardan birine Women of Andalus adını vermişler. Bu odadaki tablolardaki yahudi ve müslüman bilim ve sanat çalışmış kadınların hayatlarından uzun uzun bahsetmek gerek (***)- çok ilham vericiydi.
Avlunun bir duvarındaki Hamse(Beş) standı da çok hoştu. İslam kültüründe “Fatıma Eli” diye bilinen figürün yahudi kültüründe de “Abla Meryem’in Eli (Sister of Moshe Rabenu)” diye bilindiği ve Tevrat’ın beş kitabını temsil ettiğini anlatan açıklamalar vardı.
Bu ziyaret sonrası doymak yerine artan İbn Meymun merakım sebebinden şu kitabı da okumanın farz olduğunu söylemek için buradayım şu an aslında:  Maimonides in His World: Portrait of a Mediterranean Thinker - Sarah Stroumsa. Hızımı alamazsam başka kitaplarda var listemde elbette (****).

İbn Meymun’un diğer eserleri ise Mişna Tora (Tevrat’a Yeniden Bakış), Kitabü’s - Sirac, Delaletü’l - Hairin (Şaşırmışların Kılavuzu - Doctor Perplexorum - More Nevuhim ), Mişna( Şeriat), Sefer ha-mitsvot (Kurallar Kitabı), Hilhot ha-Yeruşalmi (Kudüs Kanunları), Maamar Kidduş ha Şem ya da İggeret ha - Şemad (Dinden Dönme Üzerine Mektup).
Kurtuba’dan sonra Fas, Mısır ve Küdüs’te yaşayan İbn Meymun’un mezarı Filistin’de Taberiye’de ve dinî bir ziyaret merkezi durumunda. 


* Musa’dan Musa’ya başka Musa zuhur etmemiştir (From Moses to Moses there was no other Moses- Mi’Moshe ad Moshe lo kam ke’Mosh) [ Tesniye, XXXIV, 10 ]. 
** Kitab Tedbir el-Sıhhat
 *** Lubna, Fatıma bint Mutanna, Wallada The Omayyad, Hafsa El Rakuniyya, Labrat 
**** Diğer Kitaplar:
 1. Maimonides’ Ethics: The Encounter of Philosophic and Religious Morality - By Raymond L. Weiss
 2. İbn Meymun Felsefesinde Tanrı - Atilla Arkan 
3. Maimonides: A Biography - Abraham Joshua Heschel 
4.Maimonides - Sherwin B. Nuland 
5.Maimonides - By T. M. Rudavsky 
6.Moses Maimonides: The Man and His Works 
7.Maimonides and His Heritage - By Idit Dobbs-Weinstein 
8.Maimonides’ Guide for the Perplexed: Silence and Salvation - By Donald McCallum 
9.The Feminist Encyclopedia of Spanish Literature ( Woman of Andalaus tablolarından sonra listeye girdi)

 



 

From Moses to Moses there was no other Moses (*)



Musa ibn Meymun (Mōšệ ben Mạymôn, Maimonides) hakkında önceden tek bildiğim şey şu(*) cümlede bahsedilen diğer Musa ve din felsefesi çalışmış en önemli yahudi bilim adamlarından olduğu, “Yahudiliğin Amentüsü” denen on üç öğretisiydi. Sonradan hayatı, sağlıklı yaşam üzerine yazdığı eseri(**), Makale fi Sinaati’l Mantık (Mantık Terminolojisi Üzerine İnceleme) kitabı, islam kelâm geleneğindeki varlık anlayışına karşı yazdığı reddiye, tanrı kavramı üzerine olan düşüncelerinde takip ettiği selbî teoloji, tanrının varlığı ve cismi olup olmadığına dair yorumları, vahiy hakkındaki görüşleri, Aristo Felsefesi ve musevîlik ahengine dair yazdığı metinler olmuştu.

Üzerinde merakla okumalar yapmıştım yakın tarihlerde fakat Kurtuba(Córdoba)’da Roma Köprüsü’nün ucundaki Calahorra Müzesi’nde sesli rehber cihazında duyduklarımdan, rastladığım hakkında başkaları tarafından yazılmış İbranice, Latince, İspanyolca ve Arapça el yazılarından, Sinagog’a yürürken dar bir sokakta heykeliyle karşılaşmaktan ve Sefarad Evi’ne ziyaret sırasında sorulan soruları ilgiyle dinleyip özenle cevap veren görevlilerden sonra çok daha fazla merak etmeye başladım.

Çalan güzel müziği dinleyerek dolaşılabilen Sefarad Evi’nde İbn Meymun’un odası, yazdıklarından örnekler ve Endülüs’te görmeye alıştığım mükemmel avlu(patio)lardan vardı (Bir ev yaptıracak olsam Endülüs’teki evlerdeki gibi olmasını isterdim). Avluya açılan odalardan birine Women of Andalus adını vermişler. Bu odadaki tablolardaki yahudi ve müslüman bilim ve sanat çalışmış kadınların hayatlarından uzun uzun bahsetmek gerek (***)- çok ilham vericiydi.

Avlunun bir duvarındaki Hamse(Beş) standı da çok hoştu. İslam kültüründe “Fatıma Eli” diye bilinen figürün yahudi kültüründe de “Abla Meryem’in Eli (Sister of Moshe Rabenu)” diye bilindiği ve Tevrat’ın beş kitabını temsil ettiğini anlatan açıklamalar vardı.

Bu ziyaret sonrası doymak yerine artan İbn Meymun merakım sebebinden şu kitabı da okumanın farz olduğunu söylemek için buradayım şu an aslında: Maimonides in His World: Portrait of a Mediterranean Thinker - Sarah Stroumsa. Hızımı alamazsam başka kitaplarda var listemde elbette (****).

İbn Meymun’un diğer eserleri ise Mişna Tora (Tevrat’a Yeniden Bakış), Kitabü’s - Sirac, Delaletü’l - Hairin (Şaşırmışların Kılavuzu - Doctor Perplexorum - More Nevuhim ), Mişna( Şeriat), Sefer ha-mitsvot (Kurallar Kitabı), Hilhot ha-Yeruşalmi (Kudüs Kanunları), Maamar Kidduş ha Şem ya da İggeret ha - Şemad (Dinden Dönme Üzerine Mektup).

Kurtuba’dan sonra Fas, Mısır ve Küdüs’te yaşayan İbn Meymun’un mezarı Filistin’de Taberiye’de ve dinî bir ziyaret merkezi durumunda. 




* Musa’dan Musa’ya başka Musa zuhur etmemiştir (From Moses to Moses there was no other Moses- Mi’Moshe ad Moshe lo kam ke’Mosh) [ Tesniye, XXXIV, 10 ].

** Kitab Tedbir el-Sıhhat

*** Lubna, Fatıma bint Mutanna, Wallada The Omayyad, Hafsa El Rakuniyya, Labrat

**** Diğer Kitaplar:

1. Maimonides’ Ethics: The Encounter of Philosophic and Religious Morality - By Raymond L. Weiss

2. İbn Meymun Felsefesinde Tanrı - Atilla Arkan

3. Maimonides: A Biography - Abraham Joshua Heschel

4.Maimonides - Sherwin B. Nuland

5.Maimonides - By T. M. Rudavsky

6.Moses Maimonides: The Man and His Works

7.Maimonides and His Heritage - By Idit Dobbs-Weinstein

8.Maimonides’ Guide for the Perplexed: Silence and Salvation - By Donald McCallum

9.The Feminist Encyclopedia of Spanish Literature ( Woman of Andalaus tablolarından sonra listeye girdi)

 

 

Rastladığım neredeyse her metni kopyaladım. Buna bir açıklama aramaya gerek yok, hoşlanıyorum.
Yukarıdaki metin de Sefarad Evi’nde duvarlara asılmış en basit tanımı bile kopyalamış olduğuma dâir bir kare. 
 

Rastladığım neredeyse her metni kopyaladım. Buna bir açıklama aramaya gerek yok, hoşlanıyorum.

Yukarıdaki metin de Sefarad Evi’nde duvarlara asılmış en basit tanımı bile kopyalamış olduğuma dâir bir kare.

 

“Tam olgunlaşmamış zekalarda görülen o gülünç dürüstük güdüsü ile hareket ettiğimden olacak, onu sevip sevmediğim sorusun bir türlü cevap veremiyordum. Üstelik bu tutku, hoyratlığa en uzak olanlarımızın bile aşktan saydığı kanıtlardan yoksundu. Şimdiye kadar -ve Allah bilir bu yüzden- ben kendi bocalayışım nedeniyle ona kin beslemiştim. Ama onun talihsizliği, kendisine ömür boyu süren ilişkiler dışında söz vermenin mümkün olmayacağıydı.”





M. Yourcenar
Bir Ölüm Bağışlamak


Sevgili Tarao‘ya M. Yourcenar bahsinin geçmesinin hemen sonrasında getirdiği bu kitap için çok teşekkür ederim.

“Tam olgunlaşmamış zekalarda görülen o gülünç dürüstük güdüsü ile hareket ettiğimden olacak, onu sevip sevmediğim sorusun bir türlü cevap veremiyordum. Üstelik bu tutku, hoyratlığa en uzak olanlarımızın bile aşktan saydığı kanıtlardan yoksundu. Şimdiye kadar -ve Allah bilir bu yüzden- ben kendi bocalayışım nedeniyle ona kin beslemiştim. Ama onun talihsizliği, kendisine ömür boyu süren ilişkiler dışında söz vermenin mümkün olmayacağıydı.”

M. Yourcenar
Bir Ölüm Bağışlamak


Sevgili Tarao‘ya M. Yourcenar bahsinin geçmesinin hemen sonrasında getirdiği bu kitap için çok teşekkür ederim.

- Apaçık olanın altını bu şekilde çizme durumunda olmanın üzüntüsü ile…

- Apaçık olanın altını bu şekilde çizme durumunda olmanın üzüntüsü ile…

mondodinerd:


La fontana del giorno: Libri. A Budapest.
cyalen:


a book fountain in Budapest

mondodinerd:

La fontana del giorno: Libri. A Budapest.

cyalen:

a book fountain in Budapest

(via gormebicimleri)

“O zamanlar henüz hiç hastaneye yatırılmamış, elli bir yaşında bir psikiyatrdım. Ne ailemde, ne çevremde ne de tıbbi geçmişimde olacaklarla örtüşen bir unsur mevcuttu.”

– Atmosferik Rahatsızlıklar, Rivka Galchen
Siren Yayınları

A Kind of Testament

“Ever since my childhood, the falsity of my easy, bourgeois life had been a nightmare for me. This feeling of unreality never left me. Always ‘between’ and never ‘in’, I was like a shade, a chimera. And I would not be lying if I said that it was reality for which I searched in the simplicity and the brute health of the lowest social classes, during those expeditions into the slums of Warsaw. But I also looked for that reality inside myself, in those vague internal areas, deserted, peripheral, inhuman, where anomalies flourish together with Formlessness, Disease, Abjection. For one can find reality in all that is most ordinary, most primitive, and most healthy, as well as in what is most twisted and demented. Man’s reality is the reality both of health and of disease.

Yet these invesitgations did not go so far as to make me touch the depths of things. So I wasn’t entitled to write a ‘real’ book. I was capable of no more than parody. Here style was the parody of style. Art mimicked and mocked art. The logic of nonsense was a parody of sense and of logic. And my so-called success was a parody of success.”

- Gombrowicz, A Kind of Testament

“… orada öylece duruşunda âni bir sessizliğe yol açan, özel, seçkin bir şey vardı.”



Doris Lessing 
Alfred ile Emily

“… orada öylece duruşunda âni bir sessizliğe yol açan, özel, seçkin bir şey vardı.”


Doris Lessing
Alfred ile Emily

E. Dickinson

“bir sözcük ölür, söylendiğinde,
denir
ben derim ki dünyaya o gün
gelir”

- Mathematical reasoning may be regarded rather schematically as the exercise of a combination of two facilities, which we may call intuition and ingenuity.

A. Turing

“He who does not understand your silence will probably not understand your words.”

Sonsuz olanı buradan başka yerde ararız her zaman; her zaman, varlığın bakışını şimdiki durumdan ve şimdiki görünüşten başka şeye yöneltiriz; ya da, sanki her an ölmek ve yeniden yaşamak değilmiş gibi, ölümü bekleriz.

Her an yeni bir yaşam sunulur bize. Bugün, şimdi, hemen, tutabileceğimiz tek şey budur.


Alain

Sonsuz olanı buradan başka yerde ararız her zaman; her zaman, varlığın bakışını şimdiki durumdan ve şimdiki görünüşten başka şeye yöneltiriz; ya da, sanki her an ölmek ve yeniden yaşamak değilmiş gibi, ölümü bekleriz.

Her an yeni bir yaşam sunulur bize. Bugün, şimdi, hemen, tutabileceğimiz tek şey budur.


Alain